Bugün - 21 Kasım 2019 Perşembe
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künyemiz
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.gergerhaber.net Logo
Kültür Sanat
Yaşam
Eğitim
Röportaj
Ekonomi
Sağlık
Güncel
Köyden Haberler
Politika
Adıyaman 20°°C
Haber Detayları

Keşke sobamız yansaydı da Yüreklerimiz yanmasaydı

Keşke sobamız yansaydı da Yüreklerimiz yanmasaydı   Zaman hızla akarken.

Köyden Haberler Haberi - 19 Ocak 2016 Salı - 14:53
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

Keşke sobamız yansaydı da Yüreklerimiz yanmasaydı

 

Zaman hızla akarken..

Bizlerden neler götürdüğünün farkına bile varamıyoruz.

Zamana suç atarak ne kadar da günahsız

Yaşıyoruz?...

 

     Sobalarımız vardı. Üstüne güğümler koyardık. Sıcak suyumuz akmazdı. Zor geçerdi kış ayları... Kar yağışını çok severdik, birde kardan adam yapardık. Ellerimiz üşüse  bile dudaklarımızda hep bir gülümseme olurdu.

Ey gidi yıllar...nasılda akıp geçtiniz.

Akıp giderken ömrümüzden belki şartlarımızı düzeltiniz. Kocaman bir "ama" bırakarak...

Nerde şimdiki rahatlıklar.!!!

   

 Hayata yenilmiş olarak başlamamıştı...

Ama kader işte daha çok küçük yaşta yetim kalışıyla her şey değişmişti.

    

    O şimdi güçlü bir kadın, merhametli bir dost, süper bir anneydi.

    " Sabahın ayaz soğuğuna uyanırdık. Yataktan kalkıp soğuk su ile yüzümüzü yıkayacağımızı düşününce içimiz ürperirdi. "diyerek anlatmaya başlamıştı.

   Şuan kaloriferli evinde bu sohbeti yaparken, gözleri dolu dolu oldu..

   "Ne günlerdi ..."

Yaşları 50 ve üstü olanları dinlemek hep

Hüzün verir bana.

Hem ders alır hem de nasıl hayatlar yaşanmış diyerek nefes almaya çalışırım.

    Karşımda yine 70'ine merdiven dayamış çileli bir kadın oturmakta idi.

   Bir dirhem de olsa ders alma adına dinlemeliydim onu...

     Çok okuyan mı?

Çok gören mi? Bilir...

Elbette ki yaşayan bilir.

   Acı bir tecrübe, bin nasihatten daha etkilidir.

Bizler kederlerimize hayatımızın en büyük nasihati olarak bakabilirsek?..

Neler değişir yaşantılarımızda.

     Sanki hikâye edilmiş bir hayat dinler gibi

Dinlemeliyiz.

Gerçi şimdiki nesiller hikâye de okumuyor ya

Okudukları saçma sapan "aşk" romanları.

Son zamanlarda sıklıkta yayınlanan romanlar, yâda TV diziler de,

Genç beyinlere hayatı tozpembe olarak empoze etmeye çalışıyorlar.

    Zengin hayatlar...

Bir şekilde değişen mucizemi yaşamlar...

Yada yolunda gitmeyen evliliklerde boşanmalar.. Aldatmalar...

    Çile çekmek?...aaa nedir ki o?

Mecbur muyuz çekmeye?...demeyin.

Tuz acıdır değil mi?

Peki, yemek tuzsuz olur mu?

Hayatımızın tuzu hatta baharat çeşitleridir, dertlerimiz..

Halk dili ile "çileli yaşam."

Çile çekmek: kökeni tasavvuftan gelen ve ''herkesi kendinden üstün görme'' olgunluğuna erişmek üzere son derece zor şartlar altında geçirilen süre ile ilgili bir deyim.

   Eğer herkesi kendimizden üstün görürsek,

Nefsimizde kibir ve gurur barınmaz.

    "Allah'tan gelene elhamdülillah "deriz.

Bir anlık düşüncelere dalışımı narin ses tonuyla noktaladı.

Anlatmaya devam etti; bizler yine rahat hayatlar yaşadık. Ninelerimiz çok daha zor şartlarda yaşamışlar. Kışın buz gibi akan su ile abdest alırdık. Yine de namazlarımızdan vazgeçmezdik.

     Okula giderken harçlıklarımız olmazdı. Akşamdan kalan soğuk köfte ekmek(her zaman olmazdı, olunca nasıl sevinirdik) beslenme çantamızda yer alırdı.

Okula yürüyerek giderdik. Nerde servis arabaları..

Hatırladığım kadarıyla 9-10 yaşlarındaydım.   O kış annem bana çizme alamamıştı. Eski çizmemden ayağıma kar suyu giriyordu. Ama annemin alma gücü olmadığında söylememiştim. Aylarca yanıma aldığım yedek çoraplarımı okula gidince değişerek idare ediyordum. Ta ki romatizma hastalığına yakalanıncaya kadar

    Canım yengem(amcamın eşi)durumu öğrenince elimden tutmuş beraberce bana çizme almaya gitmiştik.

Bana siyah bir bot aldı. Nasıl mutlu olmuştum. Ne markası vardı. Ne de pahalıydı üstelik. Sadece ayağımı sıcak tutacaktı.

Sabah olmasını çizmelerimi giymeyi sabırsızlıkla beklerken uyuya kalmıştım.

   

      Küçük mutluluklar ile mutlu olan nesiler iken, şimdi doyumsuz insanlar halini aldık.

 

    Bir Hadis-i şerifte, (Dünyada, kalıcı değil, yolcu gibi yaşamalı! Öleceğini hiç unutmamalı!) buyuruldu.

     Aza kanaat etmeyen, çoğunu hiç bulamaz...demiş atalarımız.

 

“Ey burnu kanasa hemen kadere küsüp yüzünü ekşiten, Gülden hiç ders almıyor musun? Bütün yaprakları tek tek yolsan, gül yine de gülmekten vazgeçmez. Hem bilmez misin ki, başına gelen sıkıntılar aslında daha büyük bir sıkıntıya set olur da, başındaki belayı def eder. O halde yüzün gülsün.(Mevlana)

    Hayatımızı mutlu veya huzursuz yaşamak bizlerin elinde

    Her şeye rağmen gülümseyin

Değerli okurlarım.

Tülay Demircan Koyuncu

 

 
Anahtar Kelimeler:
Kaynak / Editör: G.H.A - Abdurrahman KURTBEY

 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Köyden Haberler Haberleri
Çifthisar Barajında Çalışmalar Devam Ediyor..
Gerger'de aile kavgası: 1'i ağır 2 yaralı
Motoru İle Gerger'e Kadar Gitti

Motoru İle Gerger'e Kadar Gitti
Gerger'de Trafik Kazası 2 Kişi Yaralı
Taziye yemekleri Halkı canından bezdiriyor
Besni Belediye Başkanlığı’ndan Açıklama
Gerger-Çüngüş Feribot İskelesi Sular Altında Kaldı
Diğer Başlıklar

Kaymakam Turan Ba-Der'i Ziyaret Etti
Gerger'de Korkunç Ölüm..!
Yine İnşaat, Yine Gençler Yine Tillo..!
Malatya ile Adıyaman Arasında Sınır Tartışması
Adıyaman Valisi Pekmez'in Eşi Gerger'de
Güvercintepe'ye Gençlik Merkezi
Barış Pınarı Harekatı başladı
Gerger Devlet Hastanesine Başhekim Atandı
Çifthisar Barajında Çalışmalar Devam Ediyor..

 www.gergerhaber.net Logo

 

 

GERGER TV CANLI


Yazarlar 
Siyaset Sahnesi
Hava Durumu ( Adıyaman )
Bugün
7°°C - 20°°C
Cuma
8°°C - 18°°C
Cumartesi
7°°C - 17°°C
Pazar
7°°C - 17°°C
Namaz Vakitleri ( Adıyaman )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
05:4007:0512:1714:5717:2018:39

21 Kasım 2019 Perşembe
Röportajlar
Yine İnşaat, Yine Gençler Yine Tillo..!
Yine İnşaat, Yine Gençler Yine Tillo..! Gerger'in Gölyurt (Tillo) köyü doğumlu Ancak Adana'da ikamet ettikleri belirlenen Amca çoc...
»
»
»
Tarihte Bugün
1944 - İstanbul Teknik Üniversitesinin Açılış
1920 - Mardi'nin Kurtuluşu
2055 - Sanayi Haftası
Kim Kimdir
Günün Sözü
Affetmek, zaferin zekâtıdır.
(Hz. Muhammed)
Arşiv Arama
MAGAZİN GÜNLÜĞÜ
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,77ms Logonuz...
google-site-verification: googleb1348143173db3dd.html