Bugün - 25 Mayıs 2017 Perşembe
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künyemiz
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.gergerhaber.net Logo
Kültür Sanat
Yaşam
Röportaj
Eğitim
Ekonomi
Sağlık
Güncel
Köyden Haberler
Politika
Adıyaman 28°C
Haber Detayları

Kaynana, Ya da Ana…

Kaynana, Ya da Ana… Yüreklere işlenen yaşam tarzlarına sahip milletlerdeniz.

Röportaj Haberi - 03 Şubat 2016 Çarşamba - 14:47
Resmi büyütmek için üzerini tıklayın...

Kaynana, Ya da Ana…

Yüreklere işlenen yaşam tarzlarına sahip milletlerdeniz.

Geneler - görenek deyip işlenmiş nakış gibi

Ruhlarımıza. Hayatımız bize ait değil de, başkaları için yaşanması gereken kurallar ile çevrili nefes alıştır... Sanki.

 

   Çevremize baktığımızda hep aynı olaylar içindeki konuşmalara şahitlik eder kulaklarımız.

 

   Ne akademisyeni...

Ne de cahili farklıdır. Bu konuda.

Emin olun konu kaynana - gelin ilişkisi olunca,(şeytan bile saklanır)))

 

   Türk gelenek- görenekleri gerçekten ağırdır. Diyeceğim de... Alman bir kayınvalide ile gelininin arasında ki ilişkiyi duyunca...

  (Tıpkı Türk kayınvalidesi...)))

Yok, olay değişmiyor demeden geçemedim.

 

     Kayınvalide, kaynana adı altında anılan şahıs aslında kim?...

 

Sözlük anlamı bile ilginç; "bir anne çeşidi...!"

 

  İçinde anne kelimesi geçmesi o kelimeyi hatta olan bir olay varsa o olayın yumuşamasına vesile olur.

  Aklıma kuranı kerimde yer verilen bir vakıa geldi.

Musa(a.s) ile Harun (a.s) arasında geçen bir olay da.

Musa(a.s) kızgınlık ile kardeşi Harun(a.s)'ma bağırır.

Harun (a.s) abisini yumuşatmak için;"ey annemin oğlu"der.

Burada ki amaçı Harun(a.s) 'mın annesini hatırlatarak merhamet etmesini ister, abisinden...

   Anne diye haykıran bir ses duysanız, iliklerinize kadar irkilirsiniz.

  O yöne yönelir, şefkatle bakarsınız.

Belli belirsiz bir ruh hali ile...

  

   Kayınvalide eşlerin annesi demek ise...

Yani hayatınızı birleştirdiğiniz kişiyi yetiştiren, eğiten ve ona ahlak değerlerinin kazanmasına vesile olan canlı varlık.

   Yani hayat yoldaşımızın en değerli varlığı.

Kadın ya da erkek için fark etmez.

İki taraf için de çok önem arz etmelidir.

 

   Bu kadar değerli oluşunu bildiğinden midir? Kaynanalar...

Her şeye karışıp kurallar koyarlar.?

Gelinini ilk günden itibaren kendisine rakip olarak mı görürler.?

    Sanki evlatlarını kaybetmiş adına mı? Yoksa kural budur! Anlamında mıdır?

  Çözülmeyen bir soru...

 

  Abarttığımı söylemeyin. Ben böyle değilim demeyin. El- vicdan derim bende size...

   Gençlere karşı hoşgörülü olmak, büyük olmanın sevgi kuralları içinde yer almakta değilimdir?

   Yaşanmış bir hayattan kendine ders çıkarmamış bir büyük olabilir mi?

Kayınvalidelere sorulduğunda neler anlatırlar,

Kendi kaynanaları hakkında

İç çekerler... Ah ah derler ardından...

Bizler neler yaşamadık ki!

   Peki, sorarım o zaman sizlere?

Neden aynı duyguları gelinlerinize yaşatıyorsunuz?

  

   Nice kayınvalideleri dinlemek zorunda kalmışız dır.

  "Ben yıllarca gurbette kaldım. Vatanıma yollanmadım. Şimdi sen de gitmeyeceksin."

Derken nasıl insafsızca bir söyleniştir bu!!!

Oysa gurbette kalmış, hüzünlü gurbeti,

 Her gün yaşamıştı.

Ayrılık ve hasretlik nedir?

Çok iyi biliyordu.

 Oysaki!  Canı yanan can yakma malıydı.

   Nice konuşmalara kulak misafirliğimiz yada mecburi dinleyişlerimiz olmuştur.

 

  İnanılmaz ama Mekke'yi Mükerremedeyiz.

Akşam namazını eda etmeyi bekliyoruz.

Kebeyi seyre dalmış bir ruh hali ile maneviyat içinde iken.

Arkamda oturan iki teyzeyi duymamamın imkânı yoktu... bir den irkildim.

   Teyze mübarek mekânda gelinini şikayet ediyordu. Yaradan’a değil. Hane dua cihetinde bir şikâyet değil di.(yarabbi ıslah eyle... Gibi)

Bildiğimiz dedikodu...

   Nasıl kötülüyordu. Öyle yapıyor... böyle konuşuyor...diye şeytan bak çalmış dudaklarına yalana yalana anlatıyordu...

  Bir ara arkama dönüp; "teyze senin gelin ne mübarek bir zat imiş ki, böyle bir mekanda günahları alınıyor." demek istedim.

Ama sus libası giydirdim dilime.

     Aklın idrak edemediği bir nokta!

Hayat yaşandıkça insanlara ders vermiyor muydu?

Yaşam okulundan okumak zordur. Şüphesiz...

 Hayat bizlere yaradan tarafından bahşedilmiştir. Ve imtihanlar ile çevrilmiş bir oyundan ibaredir.

Her oyun bir sahnede oynanıp biter.

İnsan hayatının sahnesi "dünya" dır.

    Sevgi ve saygıyla ile yorulmuş yüreklerimizi iman ile yıkamalıyız.

Bizlere verilen hayat rolümüzü kuran ve sünnet ile birleştirip hayat sahnesinden alkışlar ile yani baki hayatımızı kazanarak inmeliyiz.

 

   Kayınvalide ile gelin arasına giren olaylar

Nice yuvaların yıkılışına sebep olmuştur.

Oysa ortada incir çekirdeğini dolduracak bazen mevzular bile olmamıştır.

  Bencillik duygusu...

Büyüklenme... Kulu şeytana köle yapar.

 

      "Ey Kaynana"...Sen görmüş geçirmiş bir hayat yaşamışsın.

   Gel senin canına can olacak, nesline annelik yapacak olan senin cihetinde cahil olan cana,

"Can ol."

 Onunda senin evladın gibi kabul et.

O da bir ana kuzusu..

Senin yaşamadığın hatta arzu ettiğin her şeyi

Nasıl "kendi kızım yaşasın" diyorsan!

Gelin kızın içinde söylemelisin.

  Hem unutulmamalı...

Kullar ektiklerini biçerler. Senin kızının da bir kayınvalidesi olacak. Ona nasıl davranılmasını istiyorsan? Sen de öyle hareket et.

   

   Son bir sözümüz de gelin kızlarımıza olsun.

"Hayatınızı birleştirdiğiniz yoldaşınızı seviyorsanız? Annesini ve ailesini de sevin.

Saygı sevginin üstünde bir duyudur.

Saygı her zaman kazandırır.

    Saygı niçin duyun biliyor musunuz "ey gelinler" sizler de kayınvalide olunca sevilmeniz için.

   Yüreğiniz hep huzurla dolu kalabilmesi için.

Yaradan’a karşı vicdan azabı duymamanız için. Bir de yaşlılar hep çocuklar gibi olur.

Çocuklarınıza gösterdiğiniz sabır ile saygı duymanız  ve Allah için..". saygı duyun

 

Saygı ve sevgilerimle

Değerli okurlarım...

Mutluluk yağmuru altında kalmanız dileğimle.

 

Tülay Demircan Koyuncu

 
Anahtar Kelimeler:
Kaynak / Editör: G.H.A - Abdurrahman KURTBEY

 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu habere hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Röportaj Haberleri
Hemşerimiz Ünal Tanık'a 10 yıl hapis istemi
O kaymakam'ın Akıbeti Merak Ediliyor
Süleymaniye Bekar Odaları

Süleymaniye Bekar Odaları
Oğlum Hüsrev; Korkmayın Sonu Hayra alamet olacak.
Sadakatin ve teslimiyetin adı;"Kurban Bayram'ı"
Mal Mı, Hamal Mı?
Duygular Böyle Sömürülüyor..!
Diğer Başlıklar

Adıyamanlılar Vakfı Hanımlar Komisyonu Çalışıyor
Mışrak Olayında Barışma Sağlandı
Gürgenli Orta Öğretim Okulunda ''TÜBİTAK bilim fuarı'' açıldı.
Gerger Mışrak Olayında 1 Tutuklama
Gerger Mışrak'ta Kavga..! 1 Ölü 1 Yaralı
Kavi Aşiretinin Derneği Hilvan'da Kuruldu
Bu Toprak'ta Çilek Yetişir mi?
Şivan Perver'in heykelini kırdılar
İbrahim Erkal Vefat Etti

Vade Turizm..HAC & UMRE
Ulusal Gazeteler
Yazarlar 
Hava Durumu ( Adıyaman )
Bugün
18°C - 28°C
Perşembe
18°C - 28°C
Cuma
16°C - 30°C
Cumartesi
17°C - 32°C
Namaz Vakitleri ( Adıyaman )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
03:1805:1312:5516:5020:2422:09

08 Haziran 2016 Çarşamba
Röportajlar
Şivan Perver'in heykelini kırdılar
Şivan Perver'in heykelini kırdılar Şanlıurfa’nın Siverek İlçesi’nde, 2009 yılında Dönemin belediye Başkanı tarafından bulvara dikilen K...
»
»
»
Tarihte Bugün
1807 - Kabakçı Mustafa isyanı.
1895 - Tarihçi ve devlet adamı Cevdet Paşanın vefatı.
1564 - İmam-ı Rababani (k.s.) Hazretlerinin doğumu
1878 - Ampulün icadı
Kim Kimdir
Günün Sözü
Bircok insan mutluluğu burnunun üstünde unuttuğu gözlük gibi etrafta arar.
(Konfüçyus)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,53ms Logonuz...
google-site-verification: googleb1348143173db3dd.html