Bugün - 20 Temmuz 2019 Cumartesi
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künyemiz
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.gergerhaber.net Logo
Kültür Sanat
Yaşam
Eğitim
Röportaj
Ekonomi
Sağlık
Güncel
Köyden Haberler
Politika
Adıyaman 36°°C
Yazar Detayları

KERİM BAYDAK

KERİM BAYDAK - Elbistan’a Yolculuk ( İçmeler ) -3- Son

Elbistan’a Yolculuk ( İçmeler ) -3- Son
Yazı Tarihi: 22 Eylül 2014 Pazartesi

 

Elbistan’a Yolculuk ( İçmeler ) -3- Son

Anadolu insanımız için misafir ve misafirlik çok önemlidir.

Anadolu insanı, hem genlerinde var olan özelliklerinden dolayı, hem de dini, inancı gereği gelen misafirlere varını yoğunu önüne koymak ister. Elinde avucunda ne varsa kendisiyle paylaşmak ister. Bu özelliğimiz, bizi diğer milletlerden ayıran en güzel ve en belirgin özelliğimiz olduğundan, bizi hep farklı kılar/kılmıştır.

Misafiri olduğumuz Yusuf Efendi de sabahleyin ilk işi, bizleri misafir edeceği Elma Bahçesinde ve akabinde Ekinözü içmelerindeki piknik için gerekli hazırlıkları tamamlamıştı.

Elbistan’ın sırtını dayadığı dağda, kıvrılan virajlarını tırmanıp aşmaya çalışırken, tepede kuşbakışı şehrin manzarası doyumsuz güzellikteydi.

İlk defa gittiğimiz ve arabayla yolculuk yaptığımız bu yollardan,  Ekinözü’nde ki o tepenin yamacında bulunan elma bahçesine vardığımızda; bu defa da dağlar arasındaki Ekinözü’nün manzarası doyumsuzlaşıyordu. Bahçe de, sanırım ilk defa bu kadar güzel olan organik sebzenin tadına bakıyorduk. Böylesine büyük ve böylesine farklı bir tadı olan domates ve biberlerin olduğunu/olabileceğini hiç düşünememiştim.

Bahçede ağaçlar arasında gezerken, en üzüldüğüm taraf ise; 1200 dolayında olan elma ağaçlarında yiyecek bir tane elmaya rastlayamamaktı. İlkbaharda fırtına şeklinde esen rüzgârın, ağaçlarda bir tane çiçek ve ha meyve bırakmadan hepsinin dökmüş olmasıydı. Yusuf Efendi, “ neyse ki elma ağaçlarının köklerine bir şey olmadı da yeşil kaldılar, inşallah seneye tutarlar” diyerek, kendini ve bizleri teselli ediyordu. Belli etmiyordu, ama aslında büyük bir zarar ettiği her halinden ve söylemlerinden anlaşılıyordu. Bostandan yiyebileceğimiz kadar sebze topladıktan sonra, meşhur Ekinözü içmelerine doğru yola koyulduk. Aslında pek uzak sayılmazdı. Zaten bulunduğumuz hâkim tepenin eteklerinden, içmelerin yeri açık seçik görülüyordu. Elbistan 17 km, bulunduğumuz bahçeye 2-3 km uzaklıkta olan içmeler, bakalım anlatıldığı kadar meşhur muydu, görecektik.

Ekinözü'nde, yukarı, aşağı ve orta içmeler diye anlatılan 3 ayrı kaynaktan çıkan şifalı suların, bazı hastalıklara iyi geldiği ve yardımcı tedavi olarak uygulanabildiğinin anlatıldığı içmeler mevki, havalar serinlemesine rağmen yine de bir hayli kalabalıktı.

“Acı su” diye de tabir  edilen suyun ve acı su hamamı olan içmelerin yapılan tetkik ve analizlerde; böbrek, idrar yolları, safra kesesi, mide, bağırsak, cilt, basur, nefes darlığı, iç guatr, şeker, sinir hastalıkları, karaciğer ve damar sertliği rahatsızlıklarında, kronik bel ağrısı, eklem hastalıkları, beyin ve sinir cerrahisi sonrası gibi uzun süreli hareketsiz kalma durumlarının tedavisinde faydalı olduğu söyleniliyordu.

Zengin minarelli acı suyun olduğu aşağı içmeye vardığımızda; sabırsızlıkla suyun aktığı iki musluğun başına gittik. Hemen suyun tadına bakmak istedik. İlk seferde içmekte zorlansak da, sonra ki seferler de pek içmekte zorlanmadık. Avuç avuç, su içmeye başladık. Sonra, hemen yukarısında olan orta içmeye gittik. Aynı heyecanı ve su içme merakımızı orada da gidererek; kısmen çevre düzenlemesi yapılmış, kavak ve çınar ağaçlarının olduğu ve kır masalarının yerleştirildiği alana geçtik. Çoğu yerde olduğu gibi, bu alanda da temizlik yok denecek kadar azdı. Çeşmelerin olduğu yer, belediyelere ve çevresi kişilere ait olduğundan, çok tezat olan bir temizlik anlayışı görüntüsü vardı.

İçmelerde, Arap tavası yenilmesi meşhurmuş. İçmelere gelen herkes, illaki Arap tavası yemekteymiş. Sanırım, hem doyurucu olmakta, hem de çok içme (acı) su içiriyormuş. Öyle de olmuştu. Arap tavamız yerken, acı sudan başka su içmiyorduk. Ne kadar yemek yediğimizin farkına varamıyorduk.

İlgimi çeken,  bizleri misafir eden Yusuf efendi, çocukları ve torunlarının normal su içer gibi acı suyu içmeleriydi. Onlar için çok sıradan bir durumdu, ancak bizim içinse çok farklıydı. Alışmadığımızdan ve ilk defa içmemizden olsa gerek, zorlanarak içiyorduk. Akabinde, akşam ateşte közleme yaptığımız mısırları yemek ve tabi yine acı su içmek… Kendi adıma, bir ay yetecek kadar acı su içtiğimi sanıyordum.

Gece geç vakitlerde eve döndüğümüzde; yorgun argın derin bir uykuya dalmıştık, tabi sabahında da Adıyaman’a yolculuk başladı.

Yusuf Efendi bize güzel bir misafirperverlik örneği sergilemişti ve mahcup etmişti. Mahcup ama mutlu, bir dostu görmüş olmanın, sohbet etmenin vermiş olduğu sevinçle, nihayet evimize döndük.

Yine bir hafta daha farklı bir ortamda, farklı bir mekânda, farklı zamanlarda, sevilen insanlar arasında birkaç gün geçirmiş olduk. Aracımızın ufak tefek arızları ve Hanım’ın belki de acı sudan dolayı nükseden  mide ağrıları dışında tabi!

Teşekkürler Elbistanlılar, Ekinözü’ler, teşekkürler Yusuf Efendi,  değerli eş, çocuk ve torunları, teşekkürler.

Kerim BAYDAK

kbaydak61-artan@hotmail.com

 
İletişim E-Posta: kerimbaydak@hotmail.com - Telefon: 0


 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

İnsanın İnsana Saygısı Olmalıdır
Gümüşkaya, Kanyon Ve Mağaralar Gezisi
NARGİLE
Temiz Olmak Gerek
Boş Hava Alırsınız!
Manevi Terbiye Noksanlığı
Ölmezsiniz Ya!
Engelleri Kaldırmalıyız, Biz Sağlamız
Bu Şehri çok seviyorum ya!
Bravo Başkan KILINǒa
Üniversite Gençleri Adıyaman da
Nerede!.. O Eski 23 Nisan Bayramları!..
Söylemenin De Bir Adab-ı Vardır
Şimdi Ne Yapabilirim?
Tırlatmış Manyak
Say Ki Bahar, “Çay Da Mı İçmeyek?”
Kitap, Kitaplık Ve Kütüphaneler-2
Kitap, Kitaplık Ve Kütüphaneler-1
Kârı Mı Çok, Zararı Mı?
Onlardan Çok var
Seyredin Bakalım
Bilen Bilir
Rahat Olun
Siz Ne Dersiniz?
HAYDİ VER VERGİNİ ÜLKEN KALKINSIN
Ady Aslan Halı Yıkama
Kâhta Gençlik Merkezi
Kütüphaneler Ve “Hayatımız Kitap” Etkinliği
Demek İşler Böyle Yürüyor
Boş Ver Kim Ne Derse Desin!
Adıyaman Tuz Hanı
Adıyamanlılar Net Haber Sitesinden Bir İlk
Biraz Özüne Dönsen!
Herkes Mutlu Olmak İster
Olur Mu?
Her Şey Rafa Kalktı
Dikkat Edin!
Hangisi?
10 Ocak Gazeteciler Günü
Söyler Misin?
Unutmayın! Külfetsiz Nimet Olmaz
Yozlaşan Kültürde Tadilat Yetmiyor
Bazen Oluyor
Sazan Gibi, Bodoslama Daldım
Tahammül Kalmadı
Köylüler Ve Ah Eylül
Seçici Olmak Zorundayız
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI
Kendinizi Hiç Yalnız Hissettiniz Mi?
Geleceğimiz Kurumasın, Su İsrafı Yapmayalım!
Elbistan-Ekinözü İçmeleri
Zamanın Neresindesiniz?-2-
Ah Şu İnsanlar, Neden Böyledirler
Doğrumu Dur Sizce!...
İnsan Olmanın Gerekleri
İnsan Olmanın Gerekleri
Ah O Beklemek Yok mu?..
Gurbetlik Zor İştir
Neden Herkes Mutsuz Ve Şikayetçi
Toplum Antivirüs programlarını Elbett Üretecektir
Akılsız başın cezasını ayaklar çekermiş 2
Bilemiyorum!
BENCE ŞÜKREDİN HALİNİZE
Her Yerde Her Söz Söylenmez
Kendimizi İfade Edebiliyor Muyuz?
Şimdilerde İlişkiler Çok Farklı
Biz mi Degismedik, Onlar mi farkli oldu
Artık Karar Varmeliyiz..
Sen,Ben O hiç Fark eymez
Gençliğimizin Durumu
İyi uykular vatandaş
Nereye kadar?
Alın Teri Yoksa, Millette Uymaz!..
Sizlerle Olmak Güzel
Dilencilerin Çok Olduğu Bir Cadde
Takdiri Size Kalmış
Canını Seven Cep Telefonu Sevmez
Ben Sen O Ne Isek Oyuz
Farklı Yaşam Tarzı
Her kafadan sesler çıkıyor
Biz Bizi Kırdık
Boyayan Boyayana
Bilsinler, Ben De Bileyim
Depresyon, Mobbing
Ne Manası, Ne De Faydası Var
Keşmekeş
Yol Senin, Karar Da Senin
Çocuk, Veli, Deli, O Kadar!
Çok şey Biliyoruz
Garantisi Yok, Tercih Size Kalmış
1 Aralik'ta Adiyaman ve Şiir
An Var Anın İçinde
Neylersiniz, Çok Bilmiş İşte!
Öğretmenim Canım Benim
Bazen Vay be Dersiniz
Görev Ve Gönül Adamı Metin Alper
Hay Allah’ım!
Mutlu olan mutlu eder
Zor olan da Budur
Hangisini Söylesem!
Galiba Hepsi De Var
Sanki çok 'da önemliydi
Sonuç mu?
Yazıktır, Atmayın!
Heyhat, Nasıl Anlarsa, Anlasın
Anlamadım deme, Seçimini yap
Her şeyi kural ve kaidelere Yapın
Pes Etme Sen Duanı Et
Unutma Sakın
Lütfen artık anız yakmayalım
Ne dersiniz Haksızmıyım..?
O Kadar da Önemli değil
Kayısı Irgatligi 5
Kayısı Irgatligi 4
Kayısı Irgatlığı -3-
Kayısı Irgatligi 2
Kayısı Irgatligi 1
Kayısı Irgatlığı -1-
Mesela Yani!
Allah Islah Etsin, Israrcı Olmayın
Korku Bizi Esir Almış
Gel De Ortayı Bul
Deneyin, Zarar Etmezsiniz
Bu Mudur Yani?
Düşünürseniz, Örnek Olursunuz!
Helâl Bana
Şikayet Ettin Mi Vay Haline
Kendi Halimde Virgülüm
Bilen bilir Ona göre!...
Flu Ortam, Nefis, Necaset
Aman Da Aman!!!
Ha Dedi, Ha Demedi, Fırıldak!
Siz..!
Dilin kemiği yok' Boş verin gitsin
Bayram mi Tatil mi?
Dördüncü Farzdır Rabbimden Oruç
Oruç tutuyorsak, hakkını vermeliyiz
Keşke Her Şey Ramazan’dan Sonra Da Devam Etse
Islâm coğrafyası hep mi Yanacak?
Niçin Oruç Tuttuğumuzun Farkında Olalım
Biz Değil Oruç Bizi Tutmalı
Şükür Orucu Kavusturana
Sen Akıllanmazsın, De Git İşine Ya!
Ne Haber!!!
Bu Günkü Gençlik!
Su Akar Yolunu Bulur Mu?
Adıyaman’da Misafir Ağırlamak -4-
Adıyamanda Misafir Ağırlamak 3
Adıyaman Da Misafir Ağırlamak -2-
Adıyaman Da Misafir Ağırlamak -1-
Oldu mu Şimdi!
Ne Olacak Bu İşin Sonu?
Tuhaf Oldu Insanlar
Aklımız her şeye Erer
Pehhh!!!
Nedir bu Böyle!
Zor iş mi Edin bir dua Emi
Git işine Ya
Taziyelerde Artık Yemek Ve Çayı Kaldırmalıyız
Daha Çok B