Bugün - 24 Eylül 2018 Pazartesi
Foto Galeri
Video Galeri
Firma Rehberi
Künyemiz
Reklamlar
Üye İşlem
 Bize Ulaşın
www.gergerhaber.net Logo
Kültür Sanat
Yaşam
Röportaj
Eğitim
Ekonomi
Sağlık
Güncel
Köyden Haberler
Politika
Adıyaman 28°C
Yazar Detayları

Elif Ekşi ZORER

Elif Ekşi ZORER - Biraz “Aralık“ Bırak Yüreğin Nasiplensin

Biraz “Aralık“ Bırak Yüreğin Nasiplensin
Yazı Tarihi: 20 Aralık 2017 Çarşamba

 

Günaydın sabah. Günaydın hayat. Günaydın penceremin ardında kalan yaralarım, hiç bitmeyecek sandığım dertlerim, ağlamışlıklarım.

Halime dayanamayıp uyanan umutlarım günaydın… En deli yanım, huzur denen o güzelliğe bıraktığım yüreğimin, yüzüme çizdiği resme günaydın... Kendi kendine konuşan, kendiyle tartışan o gizemli cümlelerim, ellerinden tuttuğum hayallerim… Günaydın günüm…

Koca bir sene bitiyor, sayılı günler var yeni yıla. Hüzün mü desem, yoksa umutlara kapı aralamak mı? Geçen mutluluklar en sıcak tebessümlerini imzalamış yüreğime, en tatlı hatıralar lezzetini bol kepçe serpiştirmiş. Hani bahar geliyor diye çocuklar gibi şendik, yol kenarında gördüğüm papatyalar gözlerim de baharın resmini çizmişti ya, “durdur arabayı baba, noluur resmini çekmeliyim bu güzelliklerin “diye yalvarmıştım ya hani. Gözlerime inanamamıştım sonra. Sonra sırayla cemreleri saymıştık, yaza adım adım yürürken. Adımlarımızı takip eden kır çiçekleri gönlümüze çoktan yazı getirmişti bile. Denizlere bir parça daha mavi, yeşillere biraz daha yeşil sürülmüştü. Gökyüzü cıvıl cıvıl kuşlarıyla alkışlarken, bu güzellikleri görememek nasıl bir nasipsizlik. Yaşarken gözlerimizin önünden akıp giden nice güzellikleri fark edememek  ne büyük bir kayıp..fakr-u şükür sahibi olanlar maalesef lezzetini bilmedikleri bir dünya ikramından mahrum bir vaziyette ,mutsuz mutsuz yaşıyor sanırlarkendilerini. Günlerayları, aylar yılları kovalar durur lakin vaktin kıymetini bilmek; ânasayısız şükür dolu sözlerle  cila sürmeye  sebebiyet verir. Gülümsemelerin eksik olmadığı suretlerde can bulur lafzatullaha hamdüsenalar ...uçan bir kelebeğe dahi bir mevsimin tüm renklerinden oluşan cümleler yazılır. Minik bir serçenin yaralı  duruşuna hazan; sancı  resmeder ..sızısı ciğerlere sürülür bir yaprağın kurumuş rengi. Hayat ve memat arasına his dokur gönül. Ömür der geçer adına kimi. Ben gönül der his yorarım sahibine hürmeten. Hersenei devriye bir huzur ve hüzün karışımı duygularla su döker birbiri ardından. Seneye ya nasip der yine içimin nazlı sesi. Üşürken yazı, sıcaktan bunaldığımızda kışa hasret kalmayı dile döken bir nankörsün insan. Yine de sevmeyi bilirsin baharlarda. Birindevuslatı, birinde hasreti sürersin gönül defterine. Kara kışlara  kara sevdalarla ısıtırken yüreğini...

 

Ayakkabılarını çıkarıp, içeriye girmişti artık yaz, nasıl naif, nasıl nârin her rengiyle, kıpır kıpır her şey. Tadına doyulmaz o uzun günler, serin rüzgârlarıyla ruhumuzu okşayan akşamlarıyla, sevilmez mi hiç? Temmuz, sevilmez mi o sıcakkanlı Ağustos. Sonra pencereler kapanmaya başlanır, önce kuşlar vedalaşır yazla, göçmen kuşlar hisleri de götürür bazen. Mutlulukları yazda bırakır, uzun bir uykuya dalar renkli çiçekler. Bu ayrılığa dayanamaz ağaçlar, kurumuş yapraklarıyla, saçlarına aklar düşen dertlilere döner. Sarılar ayrılık şarkıları söyler, hazana boyanır yürekler.

Zaman bu his döngüsüyle bir varmış, bir yokmuşlu masallar yazar bize, farkında olmadan okuduğumuz. Doğum günleri, amansız vedalar, çaresiz hastalıklar, en mutlu anlar, hasretle beklenen vuslatlar, ideallerimiz, heyecanlarımız, korkularımız her şey, her şey sebebi olur bu masalın. Yazarı biz, okuyanı biz. Ocakta pişen bir yemek gibi bırakırız benliğimizi zamana, çok pişmekle, yanmamak arasında bir dengeyle nefes alır her şey. Yeni bir yıla yaklaşmak bu muhasebeyi gerektirir elbet, şimdi yaşadıklarımıza, fikirlerimize, adımlarımıza biraz Aralık…

Ne yapıyoruz, bu gidiş nereye diye sorgulamalara Aralık… Pişmanlıklarımızın telâfisine, mahcubiyetlerimize, eyvahlarımıza Aralık… Mevsimlerden kış; hava buz tutmuş rüzgârlarıyla, elini eteğini çekmiş renkler, alabildiğince gri, gökyüzü sisli, puslu, dumanlı.

Sükûnetin içinde duyulan çığlıkları var rüzgârın, camları titreten. Hüzün biriktirmiş, ağlayan bulutların yağmurları var bardaktan boşalırcasına. Ve beyazlara bürünmüş karla kaplı yürekler…

Hadi Aralık bırak kalbine, nasiplen kıştan. O sert rüzgârlarda yürü silkelen hatalarından, soğut kinini, nefretlerini, kaybettiklerine ağla. Hadi nasiplen, üşümelisin, değerini bilmediğin sevgilerin yokluğuyla titremelisin, zerresine kadar buz tutmalı hüzünlerin. Şimşekler çakmalı yüreğinde, yüzüne tokat gibi vurmalı soğuk… Kendine Aralık bırak, kendini Aralık’a bırak hadi. Ancak bu şekilde kavuşursun o sıcacık yaza, bahara.

En son; karlar yağdır üzerine, beyazların masumiyetiyle boyansın yüreğin, karla kaplı hislerine göz kırpsın bir kış güneşi ve bu da senin yüreğinin yazı olsun, mevsimlerden kış, aylardan Aralık da olsa.” Yüreğin hep bahar koksun”…

 Elif Ekşi Zorer

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, yazı ve açık hava

 

 
 
İletişim E-Posta: elifeksizorer53@gmail.com - Telefon:


 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Bir bardak su misali, Şeffaf Samimiyet
Hayaller ve hayatlar çelişkisi
Serzeniş..
Hallerimiz..
Biraz “Aralık“ Bırak Yüreğin Nasiplensin
Sol Yanım..!
Büyümeyen Çocukluğum
Süs Yüreğim
Duydum ki Unutmuşsun Gözlerimin Rengini
İstanbul'da Sevda
Baharı Müjdeleyen Mart
Kalbinizi Nasıl Bilirdiniz.?
Kalbinizi Nasıl Bilirdiniz.?
Topraklar Yarıldı, Şehitlerine Sarılırken
Vakt-i Kasım
MARTILARIN SERENAT YAPTIĞI NAZLI “EKİM”
1 Eylül Gelsin...
KALBİNİZİ;”NASIL BİLİRDİNİZ”
TEMENNİ
EHLİ TESLİMİYET
KALBİMİN MUTLULUK MEVSİMİ
MUCİZE
LANETULLAHİ ALEZ ZALİMİN
KALBİME DOĞAN HAZİRAN GÜNEŞİM…
BİR SEVDADIR KARA DENİZ
Hoş Geldin 11 Ayın Sultanı
İstanbul Kokan Yarim
HAYAT; SANA KAFA TUTUYORUM
ÜMİDE BİR YOLCULUKTUR “MAYIS”
AŞKIN ZİRVESİ “MİRAǔ
BİR SEVDADIR “İMAM HATİP”
Kalbime Mektup
AVUÇLARINDA BİRİKEN HER YAĞMUR TANESİ, YÜREĞİNDE DENİZİN OLSUN
BAHAR ÇİÇEĞİM , “NİSAN”
ADI “UMUT”
Zalimler İçin, Yaşasın Cehennem
KIŞA VEDA, BAHARA MÜJDESİN “MART”
GÜLÜMSEYİN; ÇEKİYORUM
RUHUN ÖZNESİ “MERHAMET”
GECEYE MEKTUP
ŞUBAT SOĞUĞU
MUTLULUK PENCERESİNİN: PERİSİ
İşaretlerin Dili
Güzelliğin Dokunuşları
Kara Kışın Pamuk Prensesi: Ocak
Diğer Yazarlar

Başkanın Görevi Kaymakam ile Uğraşmak mı ?
Hizmeti göreceğimiz gün Ufukta Görünüyor..!!
ÇOCUK SUSAR BİZ SUSMAYALIM!!
Bir bardak su misali, Şeffaf Samimiyet
Ülkemin Güncel Davası
Yandaş medyalık bu mudur..?
Korkaklar Zafer Anıtı Dikemez
ELİ YANMAYAN ADAM….
Samsat Depremi
SAFRANBOLU VE GERGER KANYONLARI

Gerger HABER
Ulusal Gazeteler
Yazarlar 
Hava Durumu ( Adıyaman )
Bugün
18°C - 28°C
Perşembe
18°C - 28°C
Cuma
16°C - 30°C
Cumartesi
17°C - 32°C
Namaz Vakitleri ( Adıyaman )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
03:1805:1312:5516:5020:2422:09

08 Haziran 2016 Çarşamba
Röportajlar
Gerger'de Şüpheli Ölüm..!
Gerger'in Saraycık (Masroni) köyünde yaşadığı belirlenen ve Adana doğumlu olan 31 yaşında ki Necla İpek bu sabah yaşadığı evde ölü halde bul...
»
»
»
Tarihte Bugün
622 - Peygamberimizin(s.a.v.) Mekkede'den hicretle Medine'ye girişi
1663 - Uyvar Kalesi'nin fethi
2006 - Yaprak dökümünün başlaması.
1922 - Bolvadin'in kurtuluşu
Kim Kimdir
Günün Sözü
İki nimet vardır ki, insanların çoğu onların kıymetini hakkıyla takdir edemezler: onlardan biri sıhhat, diğeri de boş vakittir.
(Hz. Muhammed)
Arşiv Arama
Facebook
Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlar
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
0,72ms Logonuz...
google-site-verification: googleb1348143173db3dd.html